Hastanın solunumunun durduğu ya da yetersiz olduğu acil durumlarda havayolu açıklığının sağlanması esastır. Havayolu açıklığını sağlamanın optimal yolu endotrakeal entübasyon işlemidir.(1) Bu işlemi gerçekleştirmek için larengoskoplar kullanılır. Larengoskop uç kısmı hastanın ağzına yerleştirilerek dilin güç kullanarak yukarı kaldırılmasını ve vokal kordların görülebilmesini sağlar. Daha sonra ses telleri arasından tüp soluk borusuna yerleştirilerek endotrakeal entübasyon işlemi gerçekleştirilir. Ancak bu işlem tecrübe gerektiren zor bir işlemdir. Tecrübeli hekimler için bile hastanın anatomik özellikleri (kısa boyun, obez hasta, geniş dil, boyun hareket kısıtlılığı, ağız açıklığının sınırlı olması gibi), bölgedeki kan, kusmuk gibi görüntüyü engelleyen maddelerin bulunması, boyun yaralanması nedeniyle başa pozisyon vermenin uygun olmadığı durumlarda entübasyon işlemi zorlaşır.(1) Normal görünen hastalarda bile entübasyon zor olabilir. 50.760 hastayı içeren bir meta-analizde bu hastaların %5,8’inde entubasyonda güçlük yaşandığı saptanmıştır.(2) Bu tip durumlarda tüp trakea yerine, yanlışlıkla özefagusa yerleştirilebilir. Özefageal entübasyon denilen bu durum acil pratiğinde sık karşılaşılan bir sorundur. Sıklığının %5 ile %10 arasında değiştiği ve pediatrik hastalarda, hastane öncesinde ve deneyimsiz ellerde bu sıklığın daha da arttığı bilinmektedir.(3-5)Başarısızlık durumunda tekrarlayan girişimler hastanın oksijensiz kalarak zarar görmesine neden olabilmektedir. Yine tekrarlayan girişimlerin hava yoluna zarar verme riskini artırabileceği bilinmektedir. Entübasyon başarısını artırmaya yönelik birçok yöntem geliştirilmiş olmakla birlikte son yıllarda kullanıma giren videolarengoskoplar (VL)tüm bu yöntemlere göre sağladıkları avantajlar ile ön plana çıkmışlardır.(6)
Klasik larengoskoplarda uygulayıcı direkt olarak ağızdan bakarak ses tellerini görmeye çalışır. Bunun için hastanın boynunun katlanarak geriye doğru hareket ettirilmesi, larengoskop vasıtasıyla güç kullanarak dilin yukarı kaldırılması ve uygulayıcının eğilerek hastanın ağız seviyesinden ses tellerini görmeye çalışmasını gerektirir. VL da ise mikro kamera sayesinde görüntü ses tellerinin sadece birkaç santimetre uzağından endirekt olarak elde edilerek monitöre aktarılır. Dolayısıyla ekranda ses tellerinin büyütülmüş net bir görüntüsü elde edilir ki bu endotrakeal entübasyon işlemini kolaylaştırır, başarı şansını artırır ve işlem süresini kısaltır.(7) Hastanın boynunun katlanarak geriye hareket ettirilmesi gerekmez. Bu durum boyun yaralanması şüphesi olan hastalarda kritik bir önem taşır. Bu hastalarda boynun hareket ettirilmesi kırık hattında sinir hasarına neden olabilir. Dil görüntüyü engellemeyeceği için zor kullanarak yukarı kaldırılması gerekmez. Bu durum hastanın yumuşak dokularının ve dişlerinin zarar görmesini engeller. Uygulayıcının da eğilerek hastanın ağzından ses tellerini görmesine gerek kalmaz ki bu durum özellikle sağlık personeli ile ilgili enfeksiyon riski açısında önemlidir.
Videolarengoskopi (VL) anestezi pratiğinde zor entübasyon olgularında, entübasyonun zor olacağı öngörülen durumlarda ve direkt laringoskopinin başarısız olduğu durumlarda önerilmektedir.(6) Amerikan Anestezi Cemiyetinin (ASA) 2013 yılı Şubat ayında yayınladığı zor havayolu yönetimi pratik rehberinde; VL’nin zor hava yolu tahmin edilen olgularda daha iyi bir glottik görüntü sağladığı ve endotrakeal entübasyonun ilk seferde başarı sansını artırdığını belirtmişlerdir.(8) Bu durum randomize kontrollü çalışmaların meta analizi ile kanıtlanmıştır. (6, 9-13) (Sınıf A1-Kanıt B) Bu nedenle bu rehberde VL’in zor hava yolu algoritmasına dâhil edildiği, zor hava yolu tahmin edilen hastalarda başlangıç yöntemi olarak kullanılabileceği belirtilmiştir. (8)
Acil servis pratiğinde zor entübasyon olgularının anestezi pratiğinden daha fazla olduğu söylenebilir. Çoğu durumda hastanın bir on değerlendirmesi yapılmadan entübe edilmek durumunda kalınmaktadır. Kusma ve kanama acil servis hastalarında sık görülen ve entübasyon işlemini güçleştiren faktörlerdir. Yine hastane öncesi pratiğinde hastanın yerde yatması, gün ışığı, uygulayıcı deneyimsizliği, ambulans hareketleri gibi birçok faktör entübasyon başarı sansını azaltabilmektedir. AHA 2010 rehberinde resüsitasyon girişimi sırasında deneyimli kişiler için EE işlemini Sınıf 1 bir uygulama olarak önerirken, deneyimsiz kişiler için komplikasyonların kabul edilemeyecek oranda yüksek olduğu bildirilmektedir. (14) Acil servis(15-19) ve hastane öncesi (20-23) alanda VL kullanımının entübasyon başarısını artırdığını bildiren çalışmalar mevcuttur.